ESKİŞEHİR MÜZELERİ
Eskişehir Arkeoloji Müzesi
1945 yılında çevreden derlenen eserlerle Alaaddin Camii'nde
depo-müze olarak kurulmuştur. 1966 yılında Kurşunlu Camii
Külliyesi'ne 1974 yılında Akarbaşı semtindeki bugünkü binasına
taşınmıştır. Eserler kronolojik bir düzen içinde müzenin
üç teşhir salonunda ve bahçede sergilenmektedir.
Müzenin birinci salonunda; tarih öncesi çağlara ait bitki
ve hayvan fosilleri ile Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç,
Hitit ve Frig çağlarına ait eserler sergilenmektedir. Demircihöyük
kazısında elde edilen buluntular da bu bölümde teşhir edilmektedir.
İkinci salonda; Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerinden
eserler ile Antik ve İslâmi devirlere ait sikkeler
yer almaktadır. Alpu Bucağı Kocakızlar Tümülüsü'nden ve
Sivrihisar İlçesi Ballıhisar Köyü, Pessinus kazılarından
elde edilen eserler ayrı gruplar halinde sergilenmektedir.
Taş eserlere ayrılan üçüncü salonda; Roma ve Bizans dönemlerinden
mermer adak heykelcikleri,heykeller, lahitler, Şarhöyük
(Dorylaeum) Roma Çağı yer mozaikleri ve Babadat kazısı buluntuları
teşhir edilmektedir.
Bahçede sergilenen eserler arasında; mermer heykeller,
mezar stelleri, adak taşları, lahitler, miltaşı ve pişmiş
toprak küpler, çeşitli mimari parçalar yer almaktadır.
Atatürk ve Kültür Müzesi
Şehrin Arifiye Mahallesi'nde bulunan bina 1921 yılında inşa
edilmiş ve Temyiz Mahkemesi olarak kullanılmıştır. Zemin
ile birlikte iki katlı olan yapının zemini taş, üst katı
yığma tuğladır.
1920-1938 yılları arasında onaltı kez Eskişehir'i ziyaret
eden Ulu Önder Atatürk'ün anılarını yaşatmak amacıyla düzenlenen
ve 1970 yılında açılan müzenin ilk bölümü Atatürk'e ayrılmıştır.
Burada Atatürk'ün özel eşyaları, Eskişehir'i ziyaretlerinde
kendilerine hediye edilen eşyalar ve kronolojik olarak sergilenen
fotoğrafları yer almaktadır.
İkinci ve üçüncü salonda Topkapı Sarayı Müzesi'nden ve
yöreden derlenen etnografik eserler, Atatürk'ün Eskişehir'i
ziyaretleri ile ilgili fotoğrafları bulunmaktadır.
Bu bölümde ayrıca, yörede "beyaz altın" diye nitelenen
lüle taşının yerinden çıkarılışından, işlenişi ve kullanımına
kadar geçirdiği safhaları gösteren bir koleksiyon mevcuttur.
Orta salonda ise Atatürk ile ilgili kitaplar sergilenmektedir.
Osmanlı Evi Müzesi
Odunpazarı Semti, Dede Mahallesi'nde bulunan yapı 19.
yüzyıla ait ahşap sivil mimarinin tipik bir örneğidir.
Cumhuriyet Dönemi birinci devre milletvekillerinden Halil
İbrahim Efendi (Sipahioğlu)'ye ait olan ve "Yeşilefendi
Evi" adıyla da tanınan ev, Atatürk'ün burada misafir edilmiş
olmasından dolayı da ayrı bir önem taşımaktadır.
Evin selâmlık bölümü yapılan restorasyon ve düzenlemeden
sonra 1984 yılında ziyarete açılmıştır.
Bağdadi tarzda inşa edilen bina bodrum ve zemin üzerine
yükselen üst kattan ibarettir. Tavan, kapılar ve dolaplarda
ahşap işçiliğin özenli yapımı dikkat çekmektedir. Cumbalı
ve ocaklı olan baş oda, süslemeler bakımından diğer mekânlardan
daha zengindir.
Günümüze 19. yüzyıl ev yaşantısını aksettirecek şekilde
teşhir, tanzim edilen müzede, yöresel etnografik eserler
de sergilenmektedir.
Yunus Emre Müzesi
Mihalıççık İlçesi, Yunus Emre (Sarıköy) Köyü'nde Yunus
Emre Külliyesi içinde yer alan müze binası kesme taştan
inşa edilmiştir. Giriş revaklı, pencereler kemerlidir. "L"
şeklinde bir teşhir salonuna sahip olan müzede, Yunus Emre
Zaviyesi'ne ait beratlar, muhasebe koçanları, Yunus Emre'yi
tanıtıcı nitelikte kitaplar Yunus Emre'nin Selçuklu Dönemi
taş süslemeciliğinin en güzel örneklerini veren birinci
mezarına ait mimari parçalar ve etnografik malzeme yer almaktadır.
Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne Dönüş
Eskişehir İline Dönüş