İZNİK MÜZELERİ
İznik Müzesi (Nilüfer Hatun İmareti)
Sultan I. Murad'ın annesi Nilüfer Hatun'un anısına 1388
yılında inşa ettirilmiştir. İmaret olarak kullanılan yapı,
yoksullar için her gün yemek dağıtılan bir hayır kurumuydu.
Cumhuriyet Döneminde değişik gereksinmeler için depo olarak
kullanılmış, 1960 yılında müze olarak hizmete açılmıştır.
Tarihsel bir yapı olan imaret 14. yüzyıl Osmanlı mimarisinin
en güzel örneklerinden birisidir. Osmanlı mimarisinde ters
T planı ilk kez bu yapıda görülür. Yapı, kubbe ve tonozların
örttüğü sütun ve payelerin taşıyıcı oldukları bir revakla
başlar. Üzerinde kitabe bulunan bir kapı ile ana bölüme
girilir. Ana bölüm, merkezinde bir aydınlatma feneri bulunan
bir kubbe ile örtülüdür. Ana bölümden üzerleri birer kubbeyle
örtülü yan mekânlara geçilir. İmaret, Bizans'a özgü
çok zengin ve renkli taş ve tuğla işçiliği ile dikkat çeker.
İznik Ayasofya Müzesi
Ayasofya 4.yüzyılda bazilika tipinde inşa edilmiş bir kilisedir.
Yapı ikonoklastik dönemde (726-842), 11 Ekim 787 tarihinde
İznik'te toplanan 7. Ruhani Konsil'le anılır. İkonoklastik
dönemde dinsel konuların figüratif işlenişi yasaklanmış,
sembolizm etkili olmuştur. İmparatoriçe Eirene tarafından
resmi yeniden sevdirmek için düzenlenen bu dini toplantı,
tarihe 2. İznik Konsili olarak geçmiştir. 11. yüzyıldaki
depremden sonra, mimarisinde önemli bir değişiklik yapılarak
nefler payelerle sınırlandırılmıştır. Apsis'in iki yanında,
üzeri kubbelerle örtülü birer oda yan mekan vardı.
1331'den sonra Orhan Gazi tarafından camiye dönüştürülmüştür.
Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) zamanında, Mimar Sinan
tarafından bir mihrap ilave edilerek, yan neflerde büyük
kemer açıklıkları oluşturulmuştur.
Yapı Bizans Dönemine ait bazı fresko ve mozaik kalıntıları
içerir. Freskolar, postoforium odalarının kubbe ve duvarlarında,
ayrıca yan nef duvarındaki mezarın üzerindedir. Mezarın
üzerindeki fresk; Meryem, Hz. İsa ve Johannes tasvirlerini
içerir. Döşeme mozaiği (11.yüzyıl) renkli taşların belirli
geometrik şekillere göre kesilmesi ve geçmeli bir desenle
birleştirilmesi suretiyle meydana getirilmiş bir yer süslemesi
olup orta nefte yer alır.
Osmanlı Dönemine ait bezemeler ise güneyde yer alan kemer
başlangıcındaki kalem işi yazı, bitkisel motiflerle süslü
şerit ve iç mihraptaki küçük bir zencerek motifli alçı kalıntısıdır.
Bu eski Ayasofya Kilisesi (camii) günümüzde anıt-müze olarak
ziyarete açıktır.
Müze Seksiyonları
Müzede sergilenen eserleri, İznik ve çevresinden elde edilen
ve bilimsel kazılarda çıkarılan eserler oluşturmaktadır.
Müze bahçesinde; Roma, Bizans, Osmanlı Dönemi eserleri sergilenmiştir.
Bu eserler, sütun başlıkları, lahitler, kabartmalar, korkuluk
levhaları, ambonlar, steller, yazıtlar, çörtenler, kuyu
bilezikleri ve İslâmî mezar taşlarından oluşmaktadır.
Kapalı teşhirde ise, arkeolojik, etnografik, sikke ve
İznik çinileri sergilenmektedir.
Ana bölümde sergilenen arkeolojik eserler Prehistorikten
(tarih öncesi) Bizans Dönemi sonuna kadar olan döneme aittir.
Yine aynı bölümdeki sikke seksiyonunda Arkaik Dönemden (M.Ö.
7. yüzyıl), Osmanlı Dönemi sonuna kadar (1923) basılmış
örnekleri, etnografik seksiyonda ise yörenin yakın geçmişteki
örf adetlerini, kültürel ve sosyal yapısını yansıtan örnekler
yer almaktadır. Bunlar, Müzenin güney ve kuzey mekânlarında
sergilenmektedir.
İznik Keramik ve Çini seksiyonları
Yapıldıkları dönemde geniş kullanım alanı bulan, İznik'te
üretilen 15-17.yy'lara ait eşsiz çini buluntuları, müzenin
güney mekânında sergilenmektedir. 11-14.yy larda yine
İznik'te üretilen İznik keramikleri kuzey mekânında
teşhir edilmektedir.
Halen müze seksiyonlarında, 2000'i aşkın arkeolojik eser,
300 sikke, 500 İznik çinisi ve seramiği ile 150 adet etnografik
eser sergilenmektedir. Teşhirde yer alan eserlerin %98'i
bilimsel kazılardan ele geçen buluntulardır.
Çevrede Yapılan Bilimsel Kazılar
1- Ilıpınar Höyük Kazısı: Orhangazi İlçesi sınırları
içinde yer alan Ilıpınar Höyük'te, kazılara Hollanda Tarih
ve Arkeoloji Enstitüsü başkanı Dr. Jacob Roodenberg başkanlığında
1987 yılında başlanmıştır. Türk-Hollanda bilim adamları
ile öğrencilerin katılımı sonucunda yapılan kazılarda M.Ö.
VI. bin yılı kültür tabakasına kadar inilmiştir. Çalışmalarda
tarih öncesi dönemlere ait çok önemli bulgular ortaya çıkarılmıştır.
Bunlar arasında yer alan çeşitli ev kalıntıları, tarih öncesi
dönemlere ait pişmiş toprak, kemik, taş, bronz aletler ile
çeşitli mutfak eşyaları, ziraat aletleri, kozmetik kapları
ile kolyeler, yapıldıkları dönemin yaşamı hakkında geniş
bilgi vermektedir.
Höyükte ortaya çıkarılan mezarlar da bize ölü gömme adetlerinin
nasıl olduğunu göstermektedir.
Höyük buluntuları arasında yapılan C14 analizleri, ziraatin
bölgede ilk başladığı yerleşim yerinin Ilıpınar Höyük olduğunu
kanıtlamaktadır.
2- İznik Çini Fırınları Kazısı: İznik İlçe merkezinde,
1967 yılında İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji
bölüm başkanı Prof. Dr. Oktay Aslanapa tarafından kazılara
başlanmıştır. 1994 yılından itibaren çalışmalar yine aynı
bölüme ait öğretim üyesi Prof. Dr. Ara Altun başkanlığında,
çeşitli bilim adamları ve öğrencilerin katılımıyla sürdürülmektedir.
11-17. yüzyıllar arasında İznik keramik ve çinilerinin üretim
merkezi olan bu yörede ortaya çıkan eserler ziyaretçileri
büyülemektedir.
Müzede sergilenen bu tür eserlerin %99'u bilimsel kazılarla
ortaya çıkarılmıştır.
3- Menteşe Höyük Kazısı: 1995'ten beri İznik Müze
Müdürlüğü denetiminde, Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü
uzmanlarının katılımı ile yapılan çalışmalarda, Prehistorik
Döneme ait önemli mimari buluntular ile objeler ele geçirilmiştir.
Bunlar İznik Müzesi'nde sergilenmektedir. 1998 yılında ara
verilen kazıya 1999 yılından itibaren devam edilecektir.
4- İznik Tiyatro Kazısı: Dr. Bedri Yalman başkanlığında
bir grup bilim adamı ve öğrencilerden oluşan ekipçe çalışmalar
1980 yılından beri yürütülmektedir.
M.S. II. yüzyıla ait Roma tiyatrosu, düz arazide inşa
edilmiş nadir örneklerden biridir. 2/3 oranında açığa çıkarılmış
olan tiyatro kazılarında ele geçen küçük buluntulardan bir
bölümü müzede sergilenmektedir.
Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne Dönüş
Bursa İline Dönüş