NEVŞEHİR MÜZESİ
Nevşehir'de
müze kurulması 1967'de gerçekleşmiştir. Müzenin kurulması
ile yıllar önce ihmal edilen ören yerlerinin çevre düzeni,
kiliselerin restorasyon ve konservasyonu ile yer altı şehirlerinin
temizlenmesi ve ışıklandırılması gündeme gelmiştir.
Müze kurulma fikri, zamanın Merkez Kütüphane Müdürü Hamit
Özalp tarafından ortaya atılmıştır. Özalp, 1963-1964 yıllarında
çevreden topladığı tarihi eserleri kütüphanenin bir odasında
muhafaza etmiştir. Özalp'ın çalışmaları sonuçsuz kalmamış,
1966 yılında Nevşehir' de bir müze açılması, Eski Eserler
ve Müze Genel Müdürlüğü'nce kararlaştırılmıştır. Damat İbrahim
Paşa Külliyesi'nin bir parçası olan Aşevi ve Sübyan Mektebi,
müze olarak kullanılmak üzere restore edilmiştir. 1966 yılının
sonlarında teşhir ve tanzim işleri bitirilerek 1967 yılında
Damat İbrahim Paşa Arkeoloji ve Etnografya Müzesi olarak
ziyarete açılmıştır. 1987 yılında ise şimdiki Kültür Sitesi
bünyesinde bulunan yerine taşınmıştır. Müzede arkeolojik
ve etnografik olmak üzere iki teşhir salonu mevcuttur.
Nevşehir Müzesi'nde 1997 yılı eser sayımına göre 2854
arkeolojik, 3210 adet etnografik, 6914 adet sikke, 2 tablet,
93 mühür ve mühür baskısı, 87 adet el yazması kitap olmak
üzere toplam 13160 eser mevcuttur.
Nevşehir İl sınırları içerisinde 2 adet askerî yapı, 69
adet dinsel ve kültürel yapı ve 287 adet sivil mimari olmak
üzere toplam 358 adet tescilli yapı bulunmakta, ayrıca 33'ü
arkeolojik, 3'ü kentsel, 4'ü tarihi, 8'i doğal olmak üzere
toplam 48 sit alanı mevcuttur.
NEVŞEHİR MÜZESİNE BAĞLI ÖRENYERLERİ
Göreme Açık Hava Müzesi
Nevşehir'e 13 km. uzaklıkta ve Göreme Kasabası'nın 2 km.
doğusunda yer alan bir kaya yerleşim yeridir.
Göreme'de M.S. 4. yüzyıldan 13.yüzyıla kadar yoğun bir
şekilde manastır hayatı yaşanmıştır. Hemen her kaya bloğunun
içinde kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve oturma mekânları
mevcuttur.
Bugünkü
Göreme Açık Hava Müzesi bu eğitim sisteminin başlatıldığı
yerdir. Soğanlı, Ihlara, Açıksaray aynı eğitim sisteminin
daha sonraları görüldüğü yerlerdir.
Kiliseler, 2 tür teknikle boyanmıştır. Birincisi doğrudan
doğruya kaya yüzeyi düzeltilerek üzerine yapılan boyama,
ikincisi ise kaya üzerine yapılan secco (tempera) ve fresco
tekniği ile yapılan boyamadır. Kilisede işlenen konular
İncil'den ve Hz.İsa'nın hayatından alınmıştır.
Göreme Açık Hava Müzesi'nde Kızlar ve Erkekler Manastırı,
Aziz Basil Kilisesi, Elmalı Kilise, Aziz Barbara Kilisesi,
Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı
Kilise bulunmaktadır.
Rahibeler ve Rahipler Manastırı
Müze girişinin solunda yer alan 6-7 katlı kaya kütlesi
"Rahibeler Manastırı" olarak bilinir. Bu manastırın 1.katındaki
yemekhanesi, mutfağı, birkaç odası; 2.katındaki yıkık şapeli
gezilebilir durumdadır. 3. katındaki (bir tünelle ulaşılan)
kilisesi çapraz kubbeli, dört sütunlu üç apsislidir. Ana
apsisteki templona Göreme'deki diğer kiliselerde pek rastlanmaz.
Kilisede doğrudan kaya üzerine yapılan İsa freskinin yanında
kırmızı bezemeler görülür. Manastırda katlar arasındaki
bağlantı tünellerle sağlanmıştır. Tehlike anında tünelleri
kapatmak üzere yeraltı şehirlerinde olduğu gibi "sürgü taşları"
kullanılmıştır. Sağdaki Rahipler Manastırı'nda ise erozyon
nedeniyle katlar arasındaki geçişler kapandığından, sadece
giriş katındaki birkaç oda görülebilir.
Aziz Basil Şapeli
Göreme Açık Hava Müzesi'nin girişindedir. Sütunlarla ayrılan
nartekste mezar çukurları bulunmaktadır. Nef enine beşik
tonozlu, dikdörtgen planlı ve üç apsislidir. Dikdörtgen
nefin sol uzun yüzünde biri büyük, ikisi küçük, üç apsis
bulunmaktadır. Kilise 11.yüzyıla tarihlenmektedir.
Sahneler: Ana apsiste İsa portresi, ön yüzünde
Meryem ve çocuk İsa, kuzey duvarında at üzerinde Aziz Theodore,
güney duvarında ise yine at üzerinde ejderle savaşan Aziz
George tasviri, Aziz Demetrius ve 2 azize tasviri bulunmaktadır.
Elmalı Kilise: Dokuz kubbeli, dört sütunlu, kapalı
Yunan haçı planlı, üç apsislidir. Asıl girişi güney yönünden
olan kiliseye, kuzeyden açılan bir tünel vasıtasıyla girilebilmektedir.
Elmalı Kilise'nin ilk süslemeleri Aziz Basil ve Azize
Barbara Kiliseleri'nde olduğu gibi doğrudan duvara kırmızı
boya ile yapılan haç ve geometrik motiflerdir. Kilise 11.yüzyılın
ortası, 12.yüzyılın başına tarihlenmektedir.
Sahneler: Deesis, doğum, üç müneccimin tapınması,
vaftiz, Lazarus'un diriltilmesi, başkalaşım, Kudüs'e giriş,
son akşam yemeği, ihanet, İsa Golgota yolunda, İsa çarmıhta,
İsa'nın gömülmesi, İsa'nın cehenneme inişi, kadınlar boş
mezar başında, İsa'nın göğe çıkışı ve aziz tasvirleri. Ayrıca
Tevrat kaynaklı İbrahim Peygamber'in misafirperverliği ve
Üç Yahudi gencin fırında yakılması sahnesi resmedilmiştir.
Azize Barbara Şapeli
Elmalı Kilise'nin bulunduğu kaya blokunun arkasındadır.
Haç planlı, iki sütunlu, batı, kuzey ve güney haç kolları
beşik tonozlu, merkezi kubbeli, doğu haç kolu ve doğudaki
iki köşe mekânı kubbelidir. Bir ana, iki yan apsisi bulunmaktadır.
Motifler kırmızı boya ile doğrudan kaya üzerine çizilmiştir.
Duvarlarda ve kubbede zengin geometrik motifler, mitolojik
hayvanlar ve askerî semboller bulunmaktadır. Ayrıca duvarlarda
taş izlenimi veren motifler de yer almaktadır. Kilise 11.yüzyılın
ikinci yarısına tarihlenmektedir.
Sahneler: Ana apsiste İsa pantokrator; kuzey haç
kolunda at üzerinde ejderle savaşan Aziz George ve Aziz
Theodore; batı haç kolunda ise Azize Barbara tasviri bulunmaktadır.
Yılanlı
(Aziz Onuphrius) Kilisesi
Girişi kuzeydendir. Ana mekân enlemesine dikdörtgen planlı,
beşik tonozlu, güneyde mezarların bulunduğu ek mekân ise
düz tavanlıdır. Apsisi sol uzun duvara oyulmuş, kilise tamamlanmadan
bırakılmıştır.
Kilise tonozunun her iki yanında Kappadokya'da saygın
olan azizlerin tasvirleri bulunmaktadır. Kilise 11.yüzyıla
tarihlenmektedir.
Sahneler: Girişin tüm karşısında sol elinde İncil
tutan İsa ve yanında kilisenin banisi, tonozun doğusunda
Aziz Onesimus, ejderle savaşan Aziz George ve Aziz Theodore,
gerçek haçı tutan Helena ve oğlu Konstantin; tonozun batısında
çıplak, uzun saçlı ve önünde palmiye ağacı bulunan Aziz
Onuphrius, yanında takdis pozisyonunda Aziz Thomas ve elinde
bir kitapla Aziz Basil bulunur.
M.S. 1. yüzyılda Mısır çöllerinde "Hermit" adı verilen
kendilerini dine adayan, inzivaya çekilen insanlar yaşamaktaydı.
Son hermit Aziz Paphnutius hermitlerin hayatını ve yaşam
tarzlarını öğrenmek için M.S. 4.yüzyılda Mısır çöllerine
gitti ve kiliseye adını veren Aziz Onuphrius'la karşılaştı.
Aziz Paphnutius, Aziz Onuphrius ölürken yardım etti.Çünkü
o faziletin, nefse hakimiyetin en iyi örneğiydi. Tasvirlerde
Aziz Onuphrius, çıplak, uzun saçlı, iri yapılıdır, palmiye
ağacı önünde durmaktadır.
Kiler / Mutfak / Yemekhane
Üç yapı yan yana olup birbirleriyle bağlantılıdır. Kiler
olarak kullanılan ilk mekânda erzakları depolamak için oyuklar
bulunmaktadır. Mutfakta ise yöre köylerinde hâlâ kullanılan
topraktan yapılmış "tandır" adı verilen ocak bulunmaktadır.
En son bölümde ise yemekhane yer alır. Girişin sol tarafında
40-50 kişinin yemek yiyebileceği taştan sıra ve masa mevcuttur.
Masanın sağ tarafında üzüm ezmek için bir şırahane vardır.
Karanlık Kilise
Kuzeydeki kavisli bir merdivenden kilisenin dikdörtgen,
beşik tonozlu narteksine çıkılır. Narteksin güneyinde bir
mezar bulunmaktadır. Kilise haç planlı, haç kolları çapraz
tonozlu merkezi kubbeli, dört sütunlu, üç apsislidir.
Karanlık Kilise olarak adlandırılmasının nedeni, narteks
kısmındaki küçük bir pencereden çok az ışık almasından dolayıdır.
Bu sebeple fresklerdeki renkler oldukça canlıdır.
Kilise ve narteks İncil ve İsa siklusunu içeren zengin
süslemelere sahiptir. Ayrıca Elmalı ve Çarıklı Kilise'de
olduğu gibi Tevrat kaynaklı sahneler de resmedilmiştir.
Kilise, 11.yüzyıl sonu 12.yüzyıl başına tarihlenmektedir.
Sahneler: Deesis, müjde, Beytüllahim'e yolculuk,
doğum, üç müneccimin tapınması, vaftiz, Lazarus'un diriltilmesi,
başkalaşım, Kudüs'e giriş, son akşam yemeği, ihanet, İsa
çarmıhta, İsa'nın cehenneme inişi, kadınlar boş mezar başında,
Havarilerin takdisi ve görevlendirilmesi, İsa'nın göğe çıkışı,
İbrahim Peygamber'in misafirperverliği, üç Yahudi gencin
yakılması ve aziz tasvirleri.
Azize Catherine Şapeli
Karanlık Kilise ile Çarıklı Kilise arasında yer alan Azize
Catherine Şapeli'nde, hem narteks, hem de naos serbest haç
planlı, merkezi kubbelidir; haç kolları beşik tonozlu ve
apsis templonludur. Narteks zemininde dokuz mezar, duvarlarında
ise iki nişli mezar yer almaktadır.
Şapelin sadece naos kısmında figürler vardır. Pandantifler
kabartma geometrik süslemelerle bezenmiştir.
Anna adındaki donor tarafından yaptırılan Azize Catherine
Şapeli, 11. yüzyıla tarihlenmektedir.
Sahneler: Templonlu apsiste Deesis, bunun altında
madalyonlar içinde kilise babaları, (Gregory, Basil, John
Chrysostom), kuzey haç kolunun güney duvarında at üzerinde
Aziz George; karşısında Aziz Theodore, Azize Catherine ve
diğer aziz tasvirleri.
Çarıklı Kilise
İki sütunlu (diğer sütunlar duvar köşelerinde paye şeklindedir),
çapraz tonozlu, üç apsisli ve dört kubbelidir. Sahnelerde
İsa'nın hayatını konu alan siklus, İbrahim Peygember'in
misafirperverliğini gösteren Tevrat sahnesi, aziz ve bani
tasvirleri iyi muhafaza edilmiştir. Elmalı ve Karanlık Kilise'ye
benzemekle beraber, İsa'nın çarmıha gerilişi ve çarmıhtan
alınış sahneleri kilisenin farklı özelliğidir. Figürler
genelde büyük ve uzundur.
İsa'nın göğe yükseliş sahnesinin altında bulunan ayak
izlerinden dolayı kiliseye "Çarıklı Kilise" adı verildiği
sanılmaktadır. Kilise 12.yüzyıl sonu, 13.yüzyıl başına tarihlenmektedir.
Ana kubbenin ortasında Pantokrator İsa, madalyonlarda
melek büstleri bulunmaktadır. Ayrıca ana apsiste Deesis,
kuzey apsiste Meryem ve çocuk İsa, güney apsiste ise Melek
Michael tasviri yer alır.
Sahneler: Doğum, üç müneccimin tapınması, vaftiz,
Lazarus'un diritilmesi, başkalaşım, Kudüs'e giriş, ihanet,
kadınlar boş mezar başında, İsa'nın göğe çıkışı ve aziz
tasvirleri.
Tokalı Kilise
Bölgenin bilinen en eski kaya kilisesi olup 4 mekândan
oluşur Tek Nefli Eski Kilise, Yeni Kilise, Eski Kilise'nin
altındaki Kilise, Yeni Kilise'nin kuzeyindeki Yan Şapel.
10.yüzyılın başlarına tarihlenen Eski Kilise, bugün Yeni
Kilise'nin giriş mekânı şeklinde ise de orijinalde tek nefli,
beşik tonozlu bir yapıdır. Doğusuna Yeni Kilise'nin eklenmesi
sırasında apsisi tamamen yıkılmıştır. Sahneler tonoz yüzeyine
ve duvarların üst bölümüne yerleştirilmiştir. İsa'nın hayatını
kapsayan siklus tonozda panellere ayrılmış olup, sahneler
sağ kanatta başlayıp sol kanata doğru takip etmektedir.
Sahneler: Tonozun ortasında aziz tasvirleri, sağ kanadında
üst panelde müjde, ziyaret, bakireliğin ispatı, Beytüllahim'e
yolculuk, doğum, sol kanattaki üst panelde üç müneccimin
tapınması, masum çocukların katliamı, Mısır'a kaçış, İsa'nın
mabede takdimi, Zekeriya'nın öldürülmesi, sağ kanattaki
orta panelde Elizabeth'in takip edilmesi, Vaftizci Yahya'nın
görevlendirilmesi, Vaftizci Yahya'nın kehanetleri, İsa'nın
Vaftizci Yahya ile buluşması, vaftiz, Kana düğünü; sol kanattaki
orta panelde şarap mucizesi, ekmeklerin ve balıkların çoğaltılması,
Havarilerin görevlendirilmesi, kör adamın iyileştirilmesi,
Lazarus'un diritilmesi; sağ kanattaki alt panelde Kudüs'e
giriş, son akşam yemeği, ihanet, İsa Platus önünde, sol
kanattaki alt panelde İsa Golgota yolunda, İsa çarmıhta,
İsa'nın çarmıhtan indirilmesi, İsa'nın gömülmesi, kadınlar
boş mezar başında, İsa'nın cehenneme inişi, İsa'nın göğe
çıkışı. Bu panelin altında aziz tasvirleri; girişin üstünde
ise başkalaşım sahnesi yer almaktadır.
Yeni Tokalı, enlemesine dikdörtgen planlı, basit beşik
tonozludur. Doğu duvarında kemerlerle birbirine bağlı dört
sütun, sütunların arkasında yükseltilmiş bir koridor, koridordan
sonra ana apsis ile iki yan apsis yer alır. Beşik tonozlu
nefinde İsa'nın siklusu kronolojik sıraya göre daha çok
kırmızı ve mavi renkler kullanılarak işlenmiştir. Koyu mavi
renk, Tokalı Kilise'yi diğer kiliselerden ayıran en önemli
özelliktir.
Enlemesine nefte, Aziz Basil'in hayatı, çeşitli azizlerin
tasvirleri ve çoğunluk İsa'nın mucizelerine ait sahneler
yer almaktadır. Kilise 10.yüzyılın sonuna ve 11.yüzyılın
başına tarihlenmektedir.
Sahneler: Tonozun kuzey kanadında müjde, ziyaret,
bakireliğin ispatı, doğum ve üç müneccimin tapınması, tonozun
kuzey duvarında Yusuf'un birinci rüyası, Beytüllahim'e yolculuk,
altında nişler içinde sekiz aziz tasviri, en altta ise Vaftizci
Yahya'nın çağırılması, görevlendirilmesi, Havarilerin görevlendirilmesi,
Kana düğünü; batı kanadında Mısır'a kaçış, İsa'nın denenmesi,
İsa 12 yaşındayken mabette, tonozun merkezinde İsa'nın göğe
yükselişi ve Havarilerin tanrı yolunda görevlendirilmesi;
tonozun güney kanadında ilk diakonlar, tanımlanamayan melekler,
altında nişler içinde aziz tasviri, en altta ise zengin
adamın oğlunun iyileştirilmesi, Jairus'un kızının iyileştirilmesi,
felçlinin iyileştirilmesi, Lazarus'un diritilmesi, Kudüs'e
giriş ve son yemek; batı kandında ayakların yıkanması; Ana
apsiste; İsa çarmıhta, İsa'nın çarmıhtan indirilmesi, kadınlar
boş mezar başında, İsa'nın cehenneme inişi; Ana apsisisin
ön cephesinde, ilk diakonlar, İsa ve Samarralı kadın, niş
içinde Meryem ve çocuk İsa; kuzey apsiste ise, peygamberlerin
görünümü ve melekler.
Paşabağları ve Zelve Örenyeri
1
km. uzaktaki peribacaları en iyi Zelve örenyerinden görülmektedir.
Burada ayrıca Aziz Simeon adına yapılmış şapel ve birçok
kaya mekânları bulunmaktadır. Bu alanın kamulaştırılarak
burada çevre düzenlenmesi yapılması planlanmıştır.
Paşabağları'nın daha ilerisinde Göreme-Avanos karayolundan
2 km. içerde olan ve 3 vadiden oluşan Zelve örenyeri, peribacalarının
en yoğun olduğu yerdir. 9. ve 13.yüzyıllarda Hıristiyanların
önemli yerleşim ve dini merkezlerinden birisi olmuştur.
Öte yandan, papazlara ilk dini seminerler de bu yörede verilmiştir.
Balıklı, Üzümlü ve Geyikli Kiliseler vadinin en önemli kiliseleri
olup ikonoklastik dönem öncesine aittir.
1952 yılına kadar iskân edilmiş vadide manastırlar, kiliseler,
yerleşim yerleriyle, tünel, değirmen, cam gibi yapılar bulunmaktadır.
Çavuşin Kilisesi
Göreme-Avanos yolu kenarında, Göreme'ye 2.5 km. uzaklıktadır.
Tek nefli, beşik tonozlu, 3 apsisli olup narteksi yıkılmıştır.
İmparator Nicephorus Phocas adına yapılan Çavuşin Kilisesi
964-965 yıllarına tarihlenmektedir. Kilisede işlenen konular
diğer kaya kiliselerinde olduğu gibi İncil ve Hz. İsa'nın
hayatından alınmıştır.
Açıksaray Harabeleri
Gülşehir'e 3 km. uzaklıktadır. Tüf kayalar içinde oyulmuş
sayısız mekânlar ve kiliseleriyle önemli bir örenyeridir.
9-10.yüzyıla tarihlenmektedir. Bu yörede bulunan mantar
şeklindeki peribacası Kappadokya'da sadece bu örenyerinde
görülmektedir.
Aziz Jean Kilisesi
Gülşehir girişindedir. 2 katlıdır. Alt katında şarap mahzenleri,
su kanalları ve mezarlar bulunmaktadır. Üst katı ise kilise
olup duvarları İncil'den alınmış sahnelerle süslenmiştir.
1995 yılında Arkeolog / Restoratör Rıdvan İşler tarafından
restore edildikten sonra bugünkü haline gelmiştir.
İsa ve İncil siklunu içeren kilisede sahneler bantlar
içinde frizler halindedir. Siyah zemin üzerine sarı ve kahverengi
renkler kullanılmıştır. Niş tonozlarında ve cephelerinde
bitkisel ve geometrik motiflere rastlanmaktadır. Batı ve
güney duvarlarında ise Kapadokya Bölgesi'nde çok az rastlanan
Son Yargı sahnesi yer almaktadır. Kilise apsisinde yer alan
yazıta göre, 1212 yılına tarihlenmektedir.
Özkonak Yeraltı Şehri
Avanos'a 14 km. uzaklıktaki Özkonak Kasabası'nda bulanan
yer altı şehri, İdiş Dağı'nın kuzey yamaçlarında volkanik,
granit bünyeli tüf tabakalarının oldukça kalın olduğu bir
yerde yapılmıştır. Yer altı şehri henüz tam olarak temizlenmemiş
olup temizlendiği kadarıyla geniş alanlara yayılan galeriler
birbirlerine tünellerle bağlanmıştır.
Kaymaklı Yeraltı Şehri
Nevşehir İli, Kaymaklı Kasabası'ndadır. Nevşehir'e 20
km. mesafededir. 8 katlı olup ilk katı Hititler Döneminde
yapılmıştır. Roma ve Bizans Dönemlerinde de diğer alanların
oyularak genişletilmesi suretiyle yer altı şehri haline
dönüştürülmüştür. Bugün 4 katı ışıklandırılmış ve ziyarete
açılmıştır.
Tüf kayalara oyulmuş bu yer altı şehri bir kitlenin geçici
olarak yaşayabilmesi için gerekli barınma şartlarına haizdir.
Dar koridorlarla birbirlerine bağlanan oda ve salonlar,
şarap depoları, su mahzenleri, mutfak ve erzak depoları,
havalandırma bacaları, su kuyuları, kilise ve dışarıdan
gelebilecek herhangi bir tehlikeyi önlemek için kapıyı içten
kapatan büyük sürgü taşları vardır.
Derinkuyu Yeraltı Şehri
Nevşehir-
Niğde karayolu üzerinde ve Nevşehir'e 30 km. uzaklıkta bulunan
Derinkuyu İlçesi'ndedir. Kaymaklı yeraltı şehrinde olduğu
gibi burada da büyük bir topluluğu içinde barındıracak ve
ihtiyaçlarını karşılayacak mekânlar vardır. Bu yeraltı şehri
8 kattır. Kaymaklı yeraltı şehrinden farklı olarak burada
misyonerler okulu, günah çıkartma yeri, vaftiz havuzu ve
ziyaretçilerin ilgisini çeken kuyu mevcuttur.
Yeraltı şehirleri sadece Kappadokya Bölgesi'nin jeolojik
oluşumlarına özgü yapılar olup diğer bölgelerde bu tür örneklere
rastlanmamaktadır.
Mazı Yeraltı Şehirleri
Antik adı "Mataza" olan Mazı Köyü, Ürgüp'ün 18 km. güneyinde,
Kaymaklı yeraltı şehrinin ise 10 km. doğusundadır.
Değişik yerlerde 4 girişi tespit edilebilmiştir; asıl
girişi düzensiz taşlarla örülmüş koridor sağlamaktadır.
Kısa koridordaki iri sürgü taşı, yeraltı şehrinin giriş
çıkışını kontrol altına almaktadır. İç kısımdaki küçük oda,
sürgü taşının rahat bir şekilde hareket etmesi için yapılmıştır.
Yeraltı yerleşiminin geniş alanlarına yayılan ahırlar, diğerlerinden
farksızdır. Ahırlardan kısa bir koridor vasıtasıyla yeraltı
şehrinin kilisesine ulaşılmaktadır. Bu mekânın girişi sürgü
taşı ile kapatılabilmektedir. Kilise apsisi, köşeye oyulmuştur
ve cephesi kabartmalarla süslüdür.
Özlüce Yeraltı Şehri
Eski adı "Zile" olan Özlüce Köyü merkezindeki yeraltı
şehri, Nevşehir- Derinkuyu karayolu üzerindeki Kaymaklı
Kasabası'nın 6 km. batısındadır.
Girişte bazalttan yapılmış, birbirine geçmeli iki kemerli
mekân bulunmaktadır. Daha sonra yine moloz taşlarla örülü
15 m. uzunluğunda bir geçit vasıtasıyla asıl tüf kayaya
ulaşılmaktadır. Yeraltı şehrine girişi sağlayan taştan yapılmış
mekânlar, asıl yeraltı şehrini oluşturan kaya oyma mekânlara
nazaran daha yenidir. Bu koridorun bitiminde 1.75 m. çapında
sert granit taştan yapılmış sürgü taşı bulunmaktadır.
Girişteki ana mekân, yeraltı yerleşiminin en geniş alanı
olup iki bölümden ibarettir. Büyük mekânın sağında erzak
depoları, solunda ise oturma odaları bulunmaktadır. Oldukça
uzun olan galerilerin kenarlarında hücre tipi odalar, tabanlarda
ise tuzaklar yer alır.
Özlüce yeraltı şehrinin elektrik tesisatı ile çevre düzenin
yapılması halinde turizme açılabilecek durumdadır.
Tatlarin Kilisesi ve Yeraltı Şehiri
Nevşehir
İli, Acıgöl İlçesi'ne 10 km. uzaklıktadır Tatlarin Kasabası'nın
"Kale" olarak adlandırıldığı tepesinin yamacında yer alır.
İki nefli, iki apsisli, beşik tonozlu olan kilisenin narteksi
yıkılmıştır. Oldukça iyi korunmuş olan fresklerdeki sahneler
bantlarla birbirinden ayrılmıştır. Zeminde koyu gri, tasvirlerde
ise mor, hardal ve kırmızı renkler kullanılmıştır.
1991 yılında ziyarete açılan yeraltı şehri ise, mekânlarının
büyüklüğü, erzak depolarının sayısının ve kiliselerin çokluğu
nedeniyle askeri garnizon ya da manastır kompleksini akla
getirir. Yeraltı şehri oldukça geniş alanlara yayılmış,
ancak küçük bir kısmı temizlenebilmiştir. Halen iki katı
gezilebilen yeraltı şehrinin en önemli özelliği diğer yeraltı
şehirlerinde pek bulunamayan tuvalete sahip olmasıdır.
Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne Dönüş
Nevşehir İline Dönüş