VAN MÜZESİ
Tarihçe
Geçmişi
M.Ö. 5000 yıllarına değin uzanan Van bölgesinde, bu uzun
tarihi sürecin izlerini günümüze ulaştıran kültür varlıklarına
bölgenin hemen her yanında rastlamak mümkündür.
Bu zenginlik 1930'lu yıllarda Van'da görev yapan Milli
Eğitim Müdürü Mustafa Noyan'ın dikkatinden kaçmamış ve taşınabilir
olan kültür varlıkları Van merkezinde toplanmaya başlanmıştır.
1932 yılında yapılan bir depo binası Van müzesinin ilk temelini
oluşturmuştur. Öncelikle bölgede çok sayıda bulunan Urartu
çivi yazılı zafer stelleri ile Akkoyunlu ve Karakoyunlulara
ait koç ve koyun şeklindeki mezar taşları bulundukları yerlerden
toplanarak bu depo binasına nakledilmiştir. Depoda bu kültür
varlıklarımızın sayısı çoğalınca bu kez 1945 yılında Van
Müze Memurluğu oluşturulmuştur.
Satın alma ya da arkeolojik kazılar sonucunda ortaya çıkarılan
eserlerin daha iyi korunup teşhir edilmesi için 1972 yılında
Van Müze Müdürlüğü kurulmuştur.
Adres: Şerefiye Mahallesi Hacıosman Sokak No:14
VAN
Van Müzesi Seksiyonları
1- Arkeolojik Eserler Seksiyonu
Müze bahçesinde yer alan taş eserler bölümü, müzenin zemin
katında yer alan 18.30 x 7.20 metre ölçülerindeki arkeolojik
eserler salonu ve iç avludan oluşmaktadır. Müze bahçesinde
Urartu Dönemine ait çivi yazılı zafer stelleri, kitabeler
ve Tanrı Teişeba kabartması, Akkoyunlu ve Karakoyunlular
Dönemine ait koç ve koyun şeklindeki mezar taşları yanında
Selçuklular Dönemine ait mezar taşlarından oluşan zengin
bir taş eserler koleksiyonu sergilenmektedir.
Arkeolojik eserler salonunda Prehistorik Dönemden Urartu
Dönemi sonuna kadar olan eserler kronolojik bir sırayla
teşhir edilmektedir. Tilkitepe ve Kızdamı yerleşmelerinden
elde edilen obsidyen ve kemik aletlerden oluşan prehistorik
buluntular, 3. bine ait aletler ve seramikler ile 2. bine
ait boya bezemeli seramik örneklerinin yer aldığı bu salonda
asıl önemli grubu Urartu Dönemi eserleri oluşturmaktadır.
Karagündüz Nekropol kazısına ait mezar buluntuları, Çavuştepe,
Toprakkale, Van Kalesi, Anzaf Kaleleri ve Ayanis Kalesi
kazılarında ortaya çıkarılmış olan pişmiş topraktan çanak
ve çömlekler, bronzdan miğferler, kılıçlar, kemerler, mutfak
kapları ile duvar mozaikleri gibi buluntular yanında satın
alma yoluyla müzeye kazandırılmış olan diğer eserler Urartu
Döneminin ihtişamını gözler önüne sermektedir.
Taş eserler salonu olarak adlandırılan iç avluda ise Neolitik
Döneme ait Tirişin Yaylası kaya resimleri, Urartu Dönemine
ait çivi yazılı kitabeler ve Gevaş Selçuklu Türk Mezarlığı'ndan
getirilen taş sandukalar ile Van'ın tarihi geçmişi sergilenmektedir.
2- Etnografik Eserler Seksiyonu
Etnografik
eserler salonunda Van-Hakkâri yöresine özgü kilimlerin
oluşturduğu eşsiz bir dokuma eserler koleksiyonu, Van yapımı
gümüş kemerler, bilezikler, tepelikler, küpeler, gerdanlıklar
ile tütün tabakaları, değişik malzemelerden tesbih ve ağızlıklar
ile bronzdan mutfak kapları teşhir edilmektedir. Değişik
tarihlere ait el yazması Kuran-ı Kerim'ler ve edebi eserlerin
yer aldığı etnografik eserler salonunun bir bölümünde, Van'ın
otantik yapısını gözler önüne seren Şark Köşesi de ziyaretçilerin
beğenilerine sunulmuştur.
3- Ermeni Katliamı Seksiyonu
Van'ın kurtuluşunun yıldönümü olan 2 Nisan 1990 tarihinde
açılmıştır. Etnografik Eserler Salonu'nun girişinde yer
almaktadır.
Bu seksiyon, 1915 yılında, Ermeni çeteleri ile desteklenmiş
Rus kuvvetlerinin Van'ı işgali sırasında gerçekleştirdikleri
Ermeni katliamı diye bilinen katliamı göstermeye yönelik
olarak hazırlanmıştır. Burada Van'ın Erciş İlçesi'nde, Çavuşoğlu
Samanlığı'nda meydana gelen katliamda şehit edilen Türklere
ait iskeletler ile Van Merkez Zeve Köyünde gerçekleştirilen
ve yaklaşık 2500 Türk'ün şehit edildiği Zeve Katliamı ile
ilgili buluntular sergilenmektedir.
Ayrıca Doğu Anadolu'daki Ermeni katliamını anlatan Türkçe
ve yabancı dilde basılmış kitaplar da ayrı bir vitrinde
sergilenmektedir.
Van Kalesi (Antik Tuşpa)
Urartuların
ilk başkentidir. Van Kalesi M. Ö. 9. yüzyılın ortalarında
Urartu Kralı I. Sarduri tarafından yaptırılmıştır. Günümüze
oldukça sağlam olarak ulaşan kalenin girişi kuzeybatıdadır.
Girişin hemen batısında Sarduri Burcu (Madır Burcu) yer
alır. Burada I. Sarduri tarafından Assur diliyle yazılmış
çivi yazılı kitabeler mevcuttur.
Kalenin kuzeybatı ucundan yukarıya çıkıldığında Urartu
Kralı I. Argisti'nin mezar anıtı ve giriş kısmındaki duvarlarda
çivi yazılı yıllıklar bulunmaktadır. Kalenin güney kesiminde
Urartu krallarına ait mezar odaları yer almaktadır.
Güneyde eski Van şehrine ait kalıntılar vardır. Bunlardan
Selçuklu Dönemine ait Ulu Camii ile Osmanlı Dönemine ait
Kaya Çelebi ve Hüsrev Paşa Camileri dikkat çekici eserlerdir.
Toprakkale (Antik Rusahinili)
Urartuların ikinci başkentidir. Zimzim kayalıkları üzerine
kurulmuştur. Urartu Kralı II. Rusa tarafından kurulduğu
için Rusahinili adı verilmiştir. Urartu Baştanrısı Haldi'ye
ait tapınak, sur kalıntıları, saray ve su sarnıcı bulunmaktadır.
Çavuştepe (Antik Sardurihinili)
Van'ın 24 km. güneydoğusunda bulunan Çavuştepe Kalesi
M.Ö. 764-735 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II.
Sarduri tarafından inşa ettirilmiştir. 1961 yılından beri
Türk bilim adamlarınca kazı yapılan Çavuştepe'de; Aşağı
ve Yukarı Kale, ortada ana giriş kapısı ile birleşmektedir.
Doğuda bulunan Yukarı Kale'de büyük bir kaya platformu ve
Urartu Baş Tanrısı Haldi'ye ait tapınak bulunmaktadır. Aşağı
Kale' de çok sayıda atölye binaları, 4-5 m. yüksekliğinde
taş surlar, saray, depo, mahzenler, Urartu Tanrısı İrmuşini'ye
ait tapınak yer almaktadır.
Hoşap Kalesi
Çavuştepe'nin 40 km. doğusundadır. 1643 yılında Osmanlılara
bağlı Mahmudilerin Beyi Sarı Süleyman tarafından yaptırılmıştır.
Kale aynı adı taşıyan Hoşap Suyu'nun sarp kayalıkları üzerinde
yükselmektedir. Kalenin batıya bakan girişi ve özgün kapısı
bozulmadan günümüze ulaşabilmiştir. Kapının üstünden yapımı
ile ilgili Farsça kitabe ve aslan kabartmaları yer almaktadır.
Kale içindeki eski hamam, cami, medrese, çeşme, su sarnıcı,
zindan ve odalarda geçmişin izlerini görmek mümkündür.
Gevaş
Van İl merkezinin 37 km. güneyinde, Van-Tatvan karayolu
üzerinde yer alır. Urartular Döneminden beri iskâna sahne
olan Gevaş'ta M.S. 14. yüzyıla ait Selçuklu mezarlığı özellikle
dikkat çekicidir. Urartularca kurulmuş ve sonradan Selçuklular
tarafından da kullanılmış olan kalenin güneyinde yer alan,
Halime Hatun Kümbeti ve 400'den fazla mezar içeren mezarlık
Selçuklu taş sanatının kendine özgü yapısını süsleme ve
hat sanatının en güzel örneklerini gözler önüne sermektedir.
Akdamar Kilisesi
Van-Tatvan karayolundaki iskeleden yirmi dakikalık bir
motor yolculuğu ile ulaşılan Akdamar Adası orijinal kilisesi
ile tanınmaktadır. Van'a 55 km. uzaklıktadır. Akdamar Kilisesi
yörede hüküm süren Vaspurakan hanedanınca, Kral I. Gakik
tarafından M.S. 915-921 yılları arasında Mimar Keşiş Manuel'e
yaptırılmıştır. Kilise merkezi kubbeli, dört yapraklı yonca
biçimli haç planında olup kırmızı kesme tüf taşlarıyla inşa
edilmiştir.
Yapının dışındaki taş kabartmalarda İncil ve Tevrat'dan
alınan dini konuların yanı sıra, dünyevi konular, saray
hayatı, av sahneleri, insan ve hayvan figürleri tasvir edilmiştir.
Bu kabartmalarda Orta Asya Türk sanatının yoğun etkilerini
taşıyan 9. ve 10. yüzyıl Abbasi Sanatı'nın etkilerini görmek
mümkündür.
Kilise duvarlarının iç yüzeyleri günümüzde hemen hemen
kaybolmaya yüz tutan dini konulu fresklerle bezenmiştir.
Bu duvar resimleri yöredeki en kapsamlı ve en erken tarihli
örnekler olarak ayrı bir önem taşırlar.
Dinsel Yapılarımıza Dönüş
Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne Dönüş
Van İline Dönüş