HIDIRELLEZ BAYRAMI

İlk çağlara bir göz gezdirildiğinde, Mezopotamya, Anadolu,
İran, Yunanistan ve hatta bütün doğu Akdeniz çevresi ülkelerinde
bazı tanrılar adına bahar yada yazın gelişiyle ilgili ayin
ve törenlerin yapıldığı görülmektedir. Bu ayinlerden en
eskilerinden birinin M.Ö. III binin sonlarında Mezopotamya'da
Ur şehrinde yapıldığını anlatan belgeler mevcuttur. Sözkonusu
ayin, kış mevsiminin sonunda Mezopotamya ovasını sulayarak
etrafını yeşilliğe boğan Fırat ve Dicle'nin canlandırıcı
gücünü temsil eden Tommuz adına yapılıyordu. Dumuzi diye
de bilinen bu tanrının adına baharın gelişiyle yeniden canlanışı
ve etrafına bolluk, bereket saçışını kutlamak için törenler
yapılıyordu. Tommuz kültünün ibrâniler kanalıyla Suriye
ve Mısır üzerinden eski Yunanistan'a ve Anadolu'ya geçtiği
bilinmektedir.
Doğanın canlanması ve tekrar yaşamaya başlaması demek
olan bahar yada yaz mevsimimin gelişi dünyanın neresinde
olursa olsun insan yaşamında önemli bir olaydır. Hıdırellez
geleneği ile ilgili olarak yaygın olan inanç, Hızır ile
İlyas'ın bir araya geldiği günün anısına tören yapılmasıdır.
Hıdırellez günü genellikle 6 Mayıs'ta kutlanmaktadır. Bazı
yörelerde 5 Mayıs bayram günü, 6 Mayıs Hıdırellez günü olarak
kabul edilmekte ve ona göre törenler düzenlenmektedir. Hıdırellez
günü (Rüz-ı Hızır) halk takviminde yazın başlangıcı olarak
kabul edilmektedir. Türkler arasındaki halk takvimine göre
bir yıl iki ana bölüme ayrılmaktadır. Hıdırellez gününden
(6 Mayıs) 8 Kasıma kadar süren devre 186 gün olup Hızır
günleri adıyla anılmaktadır. Bu dönem yaz mevsimi olarak
adlandırılmaktadır. 8 Kasım'dan 6 Mayıs'a kadar süren ikinci
devre kış devresi olup Kasım günleri olarak adlandırılmakta
ve 179 gün sürmektedir.
Hıdırellez etrafında oluşan gelenekler, inançlar, törenler
bir bakıma Sultan Nevruz ve diğer baharı karşılama gelenek
ve törenleri ile karıştırılmıştır. Bunun nedeni bahar bayramlarının
birkaç önemli gün üzerinde yoğunlaşmış olmasıdır. Bu bakımdan
Nevruz, Hırıdellez veya diğer bahar törenlerinin tamamını
herhangi birinin kutlanması sırasında görmek mümkündür.
Gerek Anadolu'da ve gerekse Anadolu dışındaki Türk Topluluklarında
Hıdırellez'in yaklaşması ile çeşitli hazırlıklar yapılmaktadır.
Evler baştan başa silinmekte, ev eşyaları, mutfak eşyaları,
üst-baş baştan başa temizlenmektedir. Bu çabalar Hızır (A.S)
ın eve uğramasını sağlamak için yapılmaktadır. Diğer yandan
Hıdırellez günü kuzu veya oğlak kesilmesi, çeşitli yemeklerin
hazırlanması, bu arada birçok yiyeceğin hazırlanması tamamlanır.
Hıdırellez'i bazı yerlerde bir gün öncesinden oruç tutularak
karşılayan insanlar vardır. Bütün hazırlıklar bittikten
sonra en yakın bol ağaçlı, pınarı olan mesire yerlerine
giden halk, Hıdırellez günü çeşitli oyunlar, eğlenceler
ile o günü mutlu bir şekilde geçirmeye çalışırlar.
Hıdırellez kutlamalarının yapıldığı yerler genellikle
günün anlamına uygun sulak, yeşillik bölgeleridir. Geleneğe
uygun olarak Anadolu'nun birçok bölgesinde "Hıdırlık" denilen
mesire yerleri mevcuttur. Bu bölgelerde mezarlık, yatır
vb. gibi çevre halkınca mukaddes kabul edilen, adak adanan
veya bez, çaput bağlamak gibi geleneklerin sergilendiği
yerlerde görülmektedir.
Hıdırellezde uygulanan en önemli tören şüphesiz 'niyet
oyunu' dur. Genç kızların talihlerini açmak, kısmetlerini
belirlemek için uygulanmaktadır. Oyun bölgelere göre niyet
çekme, baht çömleği, bahtiyar, bahtıbar gibi değişik isimler
almaktadır. Oyun şu şekilde gerçekleşir; bir testi ile getirilen
su çömleğe konulur. Su dolu çömleğin içine herkes nişanını
atar. Bu genellikle yüzük, küpe vs. işaretler yanında fesleğen,
nane, mantuvar çiçeği de olabilir. çömlek arife günü üstü
bir örtü ile örtülerek bir gül ağacının dibine bırakılır.
Küpün üzerine bir kilit konulur ve usulen kilitlenir. Ertesi
günü tekrar biraraya gelen kızlar gül ağacının dibinden
çömleği alırlar. Kilit açılır ve bir kişi, niyetleri çekmeye
başlar. Bu arada maniler okunur. Her mani işareti çıkanın
bahtına kabul edilir. Oyun işaretler bitinceye kadar devam
eder. Oyunda söylenen manilere ümit, neşe, metanet, aşk,
sevgi, şefkat, iyilik, kardeşlik, gurbet, vatan sevgisi
gibi temalar görülür.
Bu manilerden birkaç örnek:
Hey bahtiyar, bahtiyar
Bahtiyarın vakti var.
Bir güzelin bir çirkine
Sarılmaya vakti var.
Mortufal başı mısın?
Cevahir taşı mısın?
Gel bir mani söyleyim
Cebinde taşır mısın?
Hıdırellez gününe dair yaygın inançlardan biri de yoğurt
çalma geleneğinde kendini gösterir. Hıdırellez günü maya
kullanmadan yoğurt çalınır. Yoğurdun tutması halinde eve
Hızır'ın uğradığına inanılır.
Kültür Bakanlığı, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme
Genel Müdürlüğü tarafından 1990 yılında düzenlenen Türkiye'de
Hıdırellez Geleneğinin Derlenmesi Projesi bu konudaki bilgilerin
derli toplu hale getirilmesini sağlamıştır. Genel Müdürlüğümüz
tarafından her yıl çeşitli illerde yapılan alan araştırmalarından
halen konuyla ilgili derlemeler yapılmaktadır.
Ayrıca Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülen çalışmalarla
Hıdırellez Kültür-Bahar Bayramı'nın tüm yurt çapında kutlanması
sağlanmaktadır.
Halk Kültürleri'ne Dönüş