Türkiye'de bugünkü
halk oyunlarının oluşumunda da başlıca şu etkenleri görürüz.
Orta Asya, İslamiyet, Anadolu ve Avrupa Kültürü.
Halk
oyunlarının oynanması için belli bir sebebin olması gerekir.
Oyun isteğe bağlıdır. Türk halk oyunları da düğünlerde,
nişanlarda, askere uğurlamada, yaylaya çıkış ve inişte,
doğumda, dini ve milli bayramlarda, kazanılan zaferin sonunda,
hıdırellez ve nevruz gibi mevsimlik bayramlarda, hasat sonunda,
ferfene, barana, sıra gezmesi, yaren sohbeti gibi toplantılarda
oynanmaktadır.
Türk halk oyunları
oynanış formu bakımından dört ana gruba ayrılır. Birincisi
daire biçiminde, ikincisi yarım
ay
biçiminde, üçüncüsü düz sıra biçiminde, dördüncüsü de karşılıklı
iki düz sıra biçimindedir. Bu dizilerin başında topluluğu
idare eden bir kişi bulunur. Bu kişiye çeşitli yörelerimizde
oynanan oyuna göre değişik isimler verilmektedir. Erzurum,
Bayburt, Ağrı, Kars, ve Erzincan gibi illerde barbaşı, Ankara'dan
itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde bulunan
illerde halay başı, gövenk başı veya baş çeken, Karadeniz
Bölgesinde horon başı, Ege ve Trakya Bölgelerinde ise efe
denmektedir.
Topluluğun
başında bulunan bu kişiler çok önemlidir. Yörenin müziklerini
ve oyunlarını iyi bilmeleri gerekir. Türk halk oyunları
figür bakımından zenginliğini bu kişilere borçludur. Ekip
başları dizinin başından ayrılarak maharetini, ustalığını
göstermek için kendine özgü, doğaçlama figürler yapar. Dizideki
diğer kişiler ise bir figürle oyunu devam ettirirler. Topluluk
dışında solo olarak adlandırılan, özellikle Ege Bölgesinde
oynanan zeybek oyunlarında da oynayan kişi temel figürlerin
haricinde doğaçlama figürler yaparak oyunları zenginleştirir.
Dizinin başındakilere verildiği gibi sonundakilere de pöçük
veya son adam gibi isimler verilir.
Oyunlar genellikle
oyun oynamaya elverişli açık alanlarda oynandığı gibi kapalı
mekanlarda da oynanır. Yalnız kadınların, yalnız erkeklerin
oynadığı oyunların yanında kadın-erkek birlikte oynanan
oyunlar da vardır.
Toplu
oynanan oyunlarda oyunlara genellikle ağır tempolu oyunlarla
başlanır. Çünkü oyunlara öncelikle yaşlılar başlar. Gençlerin
oynadığı oyunlar hızlı ve hareketli oyunlardır. Oyunlar
bir çalgı eşliğinde oynandığı gibi herhangi bir müzik aleti
olmadan türkü ile de oynanmaktadır.
Türk halk oyunlarının
konuları ve oynanış biçimleri açısından çok çeşitlilik gösterdiği
görülür.
Konularına
göre halk oyunlarını şöyle sıralayabiliriz: Tabiat olaylarını
konu alan oyunlar (yağmur, sis, akarsu), adlarını yer adlarından
alan oyunlar, bitkileri konu alan oyunlar, sayılarla anlatılan
oyunlar, hayvanları konu alan oyunlar, toplumsal olayları,
kavgayı, savaşı konu alan oyunlar, askere uğurlamayı konu
alan oyunlar, tarımla ilgili oyunlar, meslekle ilgili oyunlar,
kadınların günlük işlerini konu alan oyunlar.
Figür bakımından
da oyunları iki ana bölüme ayırmak mümkündür. Ülkenin her
yerinde görülen ortak figürler (çift sol-çift sağ, üç ayak,
çökme, dönme, el vurma, topuk vurma, çapraz yürüme vb.)
ve bölgesel özellik gösteren figürler (Ege Bölgesinde atik,
kollu ve kolsuz yürüyüş, Doğu Karadeniz ve Doğu-Güneydoğu
Bölgesinde üçleme, halay sallanışı, omuz sallama, titreme)
gibi.
Türkiye'de
halk oyunlarına baktığımızda araç kullanımının çok yaygın
olduğu görülür. Bunlar; kaşık, sopa, kılıç-kalkan, bıçak,
davul, kabak, kalbur, mendil, mum, orak, hayvan postu, tabak,
tef, tencere kapağı, tüfek, yorgan, zil, ayna, helke vb.dir.
En çok kullanılanlardan
kaşık bir ritm aracı olarak hem kadın, hem erkekler tarafından
ve genellikle ülkenin batı bölgelerinde kullanılmaktadır.
Diğer bölgelerde görülmez çünkü buralarda oyunlar birbirine
tutunarak oynanmaktadır.
Kılıç-kalkanlı
oyunlar ise kavga ve savaşı anlatmaktadır, ve erkekler tarafından
oynanır. Oyun içinde birtakım yaralanmalar ve kavgaya varan
olaylar olabildiği için bugün yerini sopaya bıraktığı görülmektedir
(Elazığ-Şanlıurfa). Önceleri müzik eşliğinde oynandığı tahmin
edilen kılıç-kalkan oyunları günümüzde müzik aleti kullanmadan
yalnızca Bursa'da oynanmaktadır.
Türk halk oyunları
HAGEM'in yaptığı araştırmalar yanında çeşitli kişi, kurum
ve dernekler sayesinde il il tespit edilmekte ve yarışmalar,
festivaller gibi etkinlikler için sahnelenmektedir. Ancak
sahneye konurken düzenleme, kostüm gibi faktörler ortaya
çıkmakta ve bu konuda çeşitli uygulamalar yapılmaktadır.
Buradaki görüntüler bu uygulamalara birer örnektir.
HAGEM,
1986 yılından beri yaklaşık 30 ilde halk oyunlarını video
ile belgeleme çalışması yapmıştır ve bu bir proje olarak
hâlâ devam etmektedir. Çalışma sonrası elde edilen video
bant, ses bandı, slayt, yazılı belge türünden malzemeler
Halk Kültürü Arşivi'nde bulunmakta ve halk oyunları konusunda
çalışan araştırmacı ve bilim adamlarının hizmetine sunulmaktadır.
Halk oyunları
alanında karşılaşılan sorunlara çözüm getirmek amacıyla
Üniversiteler ile ortaklaşa 1987 yılında Türk Halk Oyunlarının
Sahnelenmesinde
Karşılaşılan
Problemler Sempozyumu, 1990 yılında Türk Halk Oyunlarının
Öğretiminde Karşılaşılan Problemler Sempozyumu yapılmış,
1999 yılında ise Türk Halk Oyunlarının Sahada Derlenmesinde
Karşılaşılan Problemler Sempozyumu düzenlenmesi planlanmıştır.