UNESCO Dünya Miras Sözleşmesine 1983 yılında imza atan
Ülkemiz, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün
sorumluluğu altında yürüttüğü çalışmalar neticesinde bugüne
kadar Dünya Miras Listesine 9 yeri kayıt ettirmiştir. Bu
yerlerden İstanbul,
Safranbolu, Boğazköy,
Nemrut Dağı, Xanthos-Letoon,
Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası,
Truva Arkeolojik Kenti kültürel, Pamukkale
ve Göreme-Kapadokya hem kültürel,
hem doğal miras olarak listeye alınmıştır.
Dünya Miras Listesi'ndeki doğal ve kültürel varlıklarımız
| Sıra
No |
Niteliği |
Varlığın
Adı |
Dünye
Miras Listesi'ne Alınma Tarihi |
| 356 |
Kültürel |
İstanbul'un
Tarihi Alanları |
6.12.1985 |
| 357 |
Doğal
/ Kültürel |
Göreme
Milli Parkı ve Kapadokya |
6.12.1985 |
| 358 |
Kültürel |
Divriği
Ulu Camii ve Darüşşifası |
6.12.1985 |
| 377 |
Kültürel |
Hattuşaş |
28.11.1986 |
| 448 |
Kültürel |
Nemrut
Dağı |
11.12.1987 |
| 484 |
Kültürel |
Xanthos
- Letoon |
9.12.1988 |
| 485 |
Doğal
/ Kültürel |
Hierapolis
- Pamukkale |
9.12.1988 |
| 614 |
Kültürel |
Safranbolu
Şehri |
17.12.1994 |
| 849 |
Kültürel |
Truva
Arkeolojik Kenti |
2.12.1998 |
Uygarlıkların
beşiği olarak çok zengin bir kültürel ve tarihi mirasa sahip
olan Ülkemizin bu zenginlikleri eşsiz doğal güzelliklerle
de desteklenmektedir.
Bir çok dünya
ülkesi için 9 adet varlığın Dünya Miras Listesinde yer alması
ülkesel ve dünya ölçeğinde sayısal olarak yeterli görülebilecekken,
Türkiye'nin sahip olduğu zenginlikler dikkate alındığında
bu sayının olması gerekenin çok altında olduğu açıktır.
Farklı dönemlerin mimari ve yöresel çeşitliliklerin, farklı
bölgelerin ve farklı kültürlerin tanıtımı ve yansıtılması
açısından yetersizdir.
Dünya Miras Listesinde
yer alan 9 varlığın yanında UNESCO Dünya Miras Endikatif
(Geçici) Listesinde halen Türkiye'den Efes ve Karain Örenyerleri
yer almaktadır.
Her ikisinin
dosyaları da UNESCO Dünya Miras Merkezine gönderilme aşamasındadır.
Diğer yandan
Dünya Miras Listesinde daha fazla kültürel ve doğal varlıkla
temsil edilebilmemiz için gerekli olan geçici liste (endikatif
liste) ve listede yer alan varlıklara ilişkin dosyalar hazırlanmış
ve UNESCO Genel Müdürü Mr. Koichiro Matsuura'ya bizzat sunulmuştur.
Hazırlanmış olan
liste UNESCO Dünya Miras Merkezinin ilgili bürolarında incelenip,
değerlendirilip, uygun görülmesinden sonra dosyaları kapsamlı
olarak hazırlanacak ve Dünya Kültürel Miras Komitesi'nin
onayına sunulacaktır. Bu aşama oldukça karmaşık bir süreç
olup, Dünya Miras Merkezinin uygun gördüğü uluslararası
uzmanların yerlerinde inceleme yapmalarını takiben komitenin
onayı ile Dünya Miras Listesine alınmaları mümkün olabilecektir.
Bakanlığımız bu süreci kısaltmak amacıyla çalışmalarına
hız vermiştir.
Liste hazırlanırken
önerilen varlıkların, mimari, tarihi, estetik ve kültürel
değerlerinin yanısıra ekonomik, sosyal, sembolik ve felsefi
özellikleri de dikkate alınmıştır. Ülkemizde Dünya Miras
Listesinde olması gerektiğini düşündüğümüz onlarca varlık
bulunmakla birlikte UNESCO'ya taraf ülkelerin Dünya Miras
Listesinde dengeli olarak yer almalarına önem verildiğinden
arzu edilenden daha az sayıda varlık bu aşamada geçici listede
yer almaktadır.
Bu doğrultuda
hazırlanan Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi Geçici
Listesi'ne aşağıdaki varlıklar önerilmiştir.
1-
Mimar Sinan'ın en görkemli ustalık eserlerinden biri olan
Süleymaniye Cami ve Külliyesi ile Ayasofya Cami ve Topkapı
Sarayı, “İstanbul'un tarihi alanları” ana başlığı
altında kabul edilen kültürel miras dosyası eki listede
yer almakla birlikte, anılan eserlerin birer mimarlık ve
sanat şaheserleri oldukları gözönüne alınarak bu yapıların
ayrı ana başlıklar halinde kendi adlarıyla dünya kültürel
miras listesine dahil edilmeleri arzu edilmiştir. Bu nedenle
ayrı ayrı dosyalar olarak önerilmektedir.
2-
Mimar Sinan'ın mimarlık sanatının en görkemli örneklerinden
biri olan Edirne Selimiye Camii de adaylık için önerilmektedir.
3-
Türk – Osmanlı kültürel mirasının kentsel yerleşim
örneği olmak üzere zengin Osmanlı anıt eserlerinin bulunduğu
Bursa il merkezi ile tipik Osmanlı geleneksel kırsal yerleşimi
ile yaşamını sürdüren Cumalıkızık Köyü listede yer almaktadır.
Tarih boyunca
idari, kültürel, artistik ve ticari aktivitelerle önemli
bir merkez olan Osmanlı Başkenti Bursa şimde de bir dünya
kenti olarak önemli bir yerleşimdir. Hızla değişen yaşam
şartları ve kentleşmenin bu kenttede ki kültür varlıklarına
zarar vermemesi için bir önlem olarak öncelikle Dünya Miras
Listesine girmesi gereklidir. Bu eserlerin listede yer alması
aynı zamanda Türk İslam mimarlığının Dünyaya tanıtımı açısından
da yararlı olacaktır.
4-
Konya ve Alanya Selçuklu Türklerinin mimarlık sanatı, dini
ve kültürünün özelliklerini en iyi yansıtan yerleşimler
olarak listeye önerilirken, Konya'daki anıt eserler ve bunların
işçiliği ile Alanya Kalesi ve bugüne dek kalabilmiş tek
Selçuklu askeri tersanesi özellikle vurgulanmaktadır.
5- Orta
Asya'daki göçebe Türk boylarının geleneksel yaşam biçiminden
esinlenerek Selçuklu dönemi Anadolu kültür ve mimarisinde
önemli biryer tutmuş olan Hanlar ve Kervansaraylar, Denizli-Doğu
Beyazıt kervan yolu örneklenerek, Dünya Miras Listesi içinde
“Kültürel Peyzaj” örneği olarak öneri listeye
alınmıştır. Anılan güzergah üzerindeki onlarca han ve kervansaray
bu çerçevede değerlendirilebilecektir.
6- Güzergahın
son noktasında yer alan 18 yy. eseri olan Ağrı-İshak Paşa
Sarayı ise Topkapı Sarayı'nın küçük bir örneği olarak Doğu
Anadolu Bölgesinin önemli yapılarından biridir. Taş oymacılığı
ve bezemelerden İran'dan Anadolu Selçuklu devletine, Gürcistan'da
Kafkasya'ya kadar çok değişik kültürlerin izlerini taşıyan
yapı Dünya Mirası için önemli bir adaydır.
7-
Güneydoğu Anadolu'daki iklim, doğal yapı ve taş malzeme
yörenin kentlerinin yapılmasında etkin rol oynamıştır. Peygamberler
şehri olarak bilinen Şanlıurfa çok sayıda tarihi, dini,
resmi yapı ve konutla bezenmiştir. Kentin güneyinde yer
alan Harran ise tarihi şehir surları, geleneksel konik çatılı
kerpiç evleri ve birçok islam alimini yetiştiren Harran
İslam Üniversitesinin kalıntıları ile benzersizdir.
8- Mardin'in
doğal yapıyla etkileşim sonucu oluşan eski kent dokusu,
geleneksel mimari, malzeme ve kültürünün yaşayan bir örneği
olarak bir ortaçağ kenti görünümüyle kültürel peyzaj alanı
olarak Dünya Miras Listesinde yerini almalıdır diye düşünmekteyiz.
9-
Diyarbakır Kalesi 5.500 metre uzunluğundaki surları ile
Dünyada Çin Seddinden sonraki en uzun ve en korunmuş şehir
surları olarak adaylık öneri listesindedir.
10- Doğu
Anadolu Bölgesinin Van Gölü kıyısında yer alan Selçuklu
kenti Ahlat tarihi yerleşimi ve mezar taşları da Selçuklu
dönemi taş işçiliği, inanışlar ve yaşam biçiminin örneği
olarak listeye alınmıştır.
11-
Türkiyemiz birçok din ve inanışın doğduğu ve geliştiği bir
ülke olarak çok sayıda kutsal alana sahiptir. Bu inanışların
farklı dönem, din ve mimari örnekleri ve ruhani merkezleri
olarak; Sümela (Trabzon), Alahan (Mut) Manastırları, St.Nicholas
(Demre) ve St.Paul Kilisesi ve St.Paul Kuyu Çevresi (Tarsus)
öneri listede yer almaktadır.
St.Nicholas yalnız
bir Bizans Kilisesi olarak değil M.Ö. 5.yy'a tarihlenen
bir Likya yerleşimi olarak ta önemli bir adaydır.
12- Kekova
ve Termessos olağanüstü doğal güzelliklerin tarihi ve kültürel
değerlerle bütünleştiği iki varlık olarak aday listeye alınmışlardır.
Her iki varlık ta Türkiye'nin Akdeniz sahillerinde en etkiliyeci
doğal noktalarında doğanın sunduğu olanakları değerlendirerek
yapılanmış ve tarihte önemli rol oynamış kentlerdir.
Özetle; Bakanlığımızca
UNESCO'ya sunulan Dünya Mirası öneri geçici listesinde 2
doğal-kültürel alan, 2 kültürel peyzaj alanı ve 15 kültürel
varlık olmak üzere toplam 19 adet yer bulunmaktadır.
Amacımız bu evrensel
kültür değerlerimizin özellik ve güzelliklerin Dünya da
tanıtılması ve uluslararası toplumlarında katkılarıyla korunarak
gelecek kuşaklara aktarılmasıdır.
ENDİKATİF
GEÇİCİ LİSTE 2000
1- Süleymaniye
Cami ve Külliyesi (16 yy.)
2- Ayasofya
(Hagia Sofia) (6 yy.)
3- Topkapı
Sarayı (16 yy.-17 yy.)
4- Edirne
Selimiye Camii (16 yy.)
5- Bursa
ve Cumalıkızık Osmanlı Kentsel ve Kırsal Yerleşimleri (13
yy.-15 yy.)
6- Konya
Selçuklu Başkenti
7- Alanya
Kalesi ve tersanesi
8- Selçuk
Kervansarayları Denizli-Doğubeyazıt Güzergahı (13 yy.)
9- Ishakpaşa
Sarayı (17 yy.)
10- Harran
ve Şanlıurfa Yerleşimleri (7 yy.- 19yy.)
11- Diyarbakır
Kalesi ve Surları (12 yy.)
12- Mardin
Külterel Peyzaj Alanı
13- Ahlat
Eski Yerleşimi ve Mezar Taşları (12 yy.- 13.yy.)
14- Sümela
Manastırı (5 yy. – 19yy.)
15- Alahan
Manastırı (7 yy.)
16- St.Nicholas
Kilisesi (7 yy. – 8 yy.)
17- St.Paul
Kilisesi, St.Paul's Kuyusu ve Çevresi
18- Kekova
19- Güllük
Dağı – Termessos Milli Parkı
ÖNERİ GÜZERGAHTA
YER ALAN HAN VE KERVANSARAYLAR
Akhan
Katrancı Han
Akhan
Pınarbaşı Han
Obruk Han
Ağzıkarahan
Eğridir Han
Oklu Han
Sünnetli Han
Pınarpazarı Hanı
Sultan Han (2)
Sikre Han
Ertokuş Han
Öresin Han
Pervane Han
Kireli Han
Han Camisi
Kargı Han
Elikesik Han
Sultan Han
Köprüköyü Hanı
Kavak Han
Şahruk Köprüsü
Hanı
Kuruçeşme Han
Lala Kervansarayı
Altınapa Han
Gedik Han
Saadettin Han
Latif Han
Zincirli Han
Mugar Han
Akbaş Han
Cibici Han
Mamahatun Kervansarayı
Hacı Bekir Han
Süleymaniye
Camii
Osmanlı dini
mimarisinin ve Mimar Sinan'ın en görkemli örneklerinden
biri olarak bilinir.
Dünya Mimari
Miras listesinde İstanbul'un tarihi alanları içinde yer
almakla birlikte özellikleri nedeniyle adıyla listede temsil
edlimesi için endikatif listede UNESCO'ya önerilmektedir.
Ayasofya
Bizans döneminde
İstanbul'da yapılmış en ünlü kilise camidir. Temellerinde
4. yy'da yapılmış ilk kilisenin izleri bulunmakla birlikte
yapı Justinianus dönemine tarihlenir.
Osmanlılar yapıyı
cami olarak kullanırken onu İslami sanat eserleriyle süslemişlerdir.
Her iki din içinde hem mimari ve sanatsal hem de ruhani
açıdan önemli bir eser olması nedeniyle Dünya Miras listesinde
kendi adı ile yeralmalıdır.
Topkapı Sarayı
Fatih Sultan
Mehmet döneminde inşaatına başlanan Saray 19.yy'a kadar
yapılan eklerle sürekli genişlemiştir.
Osmanlı saray
yaşamını en iyi yansıtan yapılardan olması, mimarisi sanatsal
özellikleri ve içinde yeralan o döneme ait paha biçilmez
eserlerle de Dünya miras listesine girmesinin gerektiği
düşünülmektedir.
Edirne Selimiye
Camii ve Külliyesi
Selimiye Camii
ve Külliyesi Mimar Sinan'ın ustalık eseri olarak 16.yy'da
Sultan III.Selim adına yaptırılmıştır. Ustalık, işçilik
ve malzemesi ile Türk mermer ve güzel sanatlarının seçkin
bir örneğidir.
Bursa ve Cumalıkızık
Bursa M.Ö.200
yılında ilk kez yerleşim görmüş, Roma ve Bizans dönemlerinden
sonra da Osmanlıların ilk başkenti olarak en görkemli yıllarını
yaşamıştır. 127 cami, 45 türbe, 34 medrese, 25 han, 37 hamam
ve 14 imarethane Osmanlıların ilk altı padişahı döneminde
yapılmıştır. Osmanlıların Bursa'yı fethi sırasında lojistik
destek görevi gören Cumalıkızık gelenekleri, geleneksel
mimarisi ve yaşam biçimi ile Osmanlı köyü olarak yaşamaktadır.
Alanya
Alanya'nın Hellenistik
dönemlere dek tarihlenen kalesi Roma, Bizans ve nihayetinde
Selçuklulara ev sahipliği yapmıştır. Kalede bulunan Selçuklu
sarnıcı, Bizans kilisesi, Sultan Sarayı ve Selçuklu hamamı
kalıntıları geleneksel kent dokusuyla bütünleşmiştir.
Tarihi Alanya
Tersanesi ise Selçuklular tarafından yapılmış ilk askeri
tersane olma özelliğini taşır.
Konya
12 ve 13. yy'da
Selçuklu Türklerinin başkenti olan Konya Selçukluların Asya'dan
getirdiği sanatsal öğelerin ve taş işçiliğinin en görkemli
eserlerini barındırır.
Konya Kalesi,
Aladdin Camii, Sırçalı Medrese ve birçok irili ufaklı camii
ve mezar Konya'da ki Selçuklu anıtlarının örnekleridir.
Halen yaşayan bir kent olarak Selçuklu mimarisi, uygarlığı
ve kültürel geleneklerinin tek örneğidir.
Hanlar ve
Kervansaraylar
Orta Asya'daki
göçebe Türk boylarının geleneksel yaşam biçiminden esinlenerek
Anadolu kültür ve mimarisinde önemli bir yer tutmuş olan
kervansaray-han kurumu en iyi Selçuklu Anadolu'sunda anlatım
bulmuştur ve çeşitlenmiştir. Ülkemizin sınırları dışında
Asya'ya uzanan kol ülkemizde yer alan kervansaray ve hanların
hiçbirisi Denizli-Doğu Beyazıt güzergahı üzerinde yeralanlar
kadar korunmuş ve görkemli değildir.
Yapıldıkları
dönemi, o dönemin kültür, gelenek ve yaşam biçimini en iyi
yansıtan yapılardır.
İshak Paşa
Sarayı
İshak Paşa Sarayı,
Ağrı'nın Doğu Beyazıt ilçesinin yaklaşık 84 km güneydoğusunda,
ovaya hakim bir yamaç üzerinde yeralır. 1784-1785 yıllarında
yaptırılmış olan saray plan itibariyle Topkapı Sarayı'nın
küçük bir örneği olarak görülür. Önemli bir özelliği bütün
saraya yayılan bir tür merkezi ısıtma sistemine sahip olmasıdır.
Taş oymacılığı
ve bezemelerde İran, Anadolu Selçuklu, Gürcistan ve Kafkasya'ya
kadar çok değişik kültürlerin izlerini görmek mümkündür.
Şanlıurfa
ve Harran
Peygamberler
Şehri olarak bilinen Şanlıurfa, Yukarı Mezopotamyanın bereketli
ovalarından kurulmuş tarihi bir yerleşimdir. Kutsal Şehir,
çok sayıda tarihi, dini, resmi ve konut yapılarıyla bezenmiştir.
Bu eserler yöresel mimari, iklim ve geleneksel taş işçiliğinin
en güzel belgeleridir.
Şanlıurfa'nın
48 km. güneyinde yeralan Harran ise tarihi şehir surları,
geleneksel konik çatılı kerpiç evleri ve birçok İslam alimini
yetiştiren Harran İslam Üniversitesi ile benzersizdir.
Mardin
Güneydoğu Anadolu
Bölgesindeki taş mimarisinin ve Anadolu toprağının en güzel
dini ve geleneksel yapılarını barındıran Mardin bir ortaçağ
kenti izlenimini verir. Kayalık bir tepe üzeride yer alan
kale ve eteklerinde yer alan yerleşim teraslar şeklinde
gelişmiştir.
Diyarbakır
Kalesi ve Surlar
Mezopotamya'ya
hayat veren Dicle nehrinin kıyısında kurulmuş olan Diyarbakır
şehrini çevreleyen duvarlarıyla ortaçağ havasını hala yaşamaktadır.
Siyah bazalt
duvarları Ortaçağ askeri mimarisinin en güzel örneklerindendir.
Çin Seddinden sonra en iyi korunan ve ikinci en uzun (5.5
km) set olarak tarihte yerini almıştır.
Ahlat
Doğu Anadolu
Bölgesinin Van Gölü kıyısında yeralan Ahlat Urartulara dek
tarihlenen eserleri ve Selçuklu dönemi taş işçiliği, inanışlar
ve yaşam biçimi en güzel örneklerinden biri olarak Dünya
Miras listesine öncelikle girmesi planlanan bir bölgedir.
Alahan Manastırı
M.Ö.5.yy başlarında
yapıldığı bilinen Alahan Manastırı, Bizans dönemi dini mimarisine
ışık tutan yapı, malzeme, tasarım ve yapıdaki süslemeler
ile ender örneklerden birisidir. Doğal yapı ile bütünleşmiş
olan yapı bir manastır ve ona bağlı kilise ile müştemilat
yapılarından oluşmaktadır.
Sümela Manastırı
Altındere Vadisinin
dik yamaçlarında yeralan manastır kompleksi 4 ile 19.yy
arasında çeşitli dönemlerde yapılan eklemelerle varlığını
bugüne kadar sürdürmüştür.
Doğal yapı ile
bütünleşen eşsiz yapı, tasarım, malzeme, mimarlık ve işçilik
olarak otantik özelliklere sahiptir.
Tarsus St.Paul
Kuyusu, Kilise ve Çevresi
St.Paul'un doğum
yeri olarak bilinen Tarsus St.Paul Kilesesi ve kuyusu ruhani
bir merkez olarak mevcut geleneksel kent dokusu ile bütünleşmiş
biçimiyle, Dünya Mirası endikatif listesine aday olarak
önerilmektedir.
Demre-Myra:
St.Nicholas
Milattan önce
5.yy'a ait bir Likya yerleşimi olan Myra antik kenti kentte
yer alan St.Nicholas Kilise Kompleksi ve farklı dönemlere
ait yapılar barındıran bir eserdir. Kilise M.S. 6 yy ile
8 yy arasına tarihlendirilir.
Kekova ve
Termessos
Kekova ve Termessos
doğal güzelliklerin arkeolojik değerlerle bütünleştiği iki
varlık olarak endikatif listeye önerilmiştir.
Türkiye'nin Akdeniz
bölgesinde en etkileyici noktaları arasında yeralan Kekova
Adası arkeolojik Üçağız ve Kaleköy yerleşmeleri ve adayı
çevreleyen batık kentin yanısıra gerek görsel gerekse jeolojik
özellikleriyle Dünya Miras listesinde yerini almalıdır.
Denizden yaklaşık
1050 m. yükseklikte Antalya'nın kuzeyinde dağlar arasında
gizli Termessos (Güllük Dağı Milli Parkı) antik kenti, yerleşim
biçimi, savunma sistemleri ile doğanın sunduğu olanakları
en iyi şekilde kullanan kentlerden biridir.
Güllük Dağı'nın
dik yamaçları, Güve Uçurumu ve tipik Akdeniz bitki örtüsünün
yanısıra soyu tükenmekte olan hayvanları da barındıran özel
bir bölgedir.
Ana Sayfa'ya Dönüş