Halk mimarisi; halkın kendisi için oluşturduğu
nesnel yaşam çevresidir. Halk mimarisinin genel etkenler
altında gelenekselleşen, anonim bir tasarım sürecinde
oluşan bir mimarı olarak da tanımlayabiliriz.
Halk mimarisi; sözkonusu toplumun değer
yargılarını, dünya görüşlerini, gelenek görenek ve inanç
sistemlerini, aile ve akrabalık bağlarını komşuluk ilişkilerini
anlamada ve anlatmada kaynaklık eden en önemli verilerden
biridir.
Resmi ve anıtsal niteliği olan yapılar
halk mimarisi dışında değerlendirilirler. Fakat ülkemizde
mevcut hamam, çeşme, kahve gibi yapılar da halk mimarisi
içerisinde değerlendirilmektedir.
Halk mimarisini incelemek öncelikle
doğal ve toplumsal çevresini daha sonra da yapı malzemesi
ve teknikleri incelemek demektir.
-
Ekonomik yapı,
-
Hayat biçimi,
-
Değer yargıları,
-
Aile ve akrabalık ilişkileri,
-
Gelenek, görenek, töre, adet ve inançların mimari unsurlara etkinliği
halk mimarisi içerisinde araştırılacak konulardır.
Halk mimarisinin anıtsal bir amacı yoktur, yani iz bırakmak amacıyla
üretilmezler. Halk mimarisinde yörenin tipik malzemesi
kullanılır. Bu nedenle aynı yöresel koşulları taşıyan
aynı jeolojik yapıya sahip yerlerde aynı tip yapılara
rastlanır.
Halk mimarisini oluşturan yapılar, özel mimarlar tarafından değil,
yerel sahipleri veya yerel ustalarınca yapılır.
Genel olarak halk mimarisi anonim bir yapıya sahiptir. Bundan dolayı
halk mimarisine anonim mimari de denebilir.
-
Bir halkbilimci konutu;
-
Oluştuğu doğal çevre,
-
Fonksiyonları,
-
Konutta kullanılan araç, gereç,
yapı malzemesi,
-
Yapı tekniği,
-
Konut etrafında oluşan adet inanma
çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir.
Halk mimarisi ekonomik ve toplumsal
yapı değişmedikçe yıllar boyu aynı şekilde değişmeden
devam eder. Bir proje dahilinde oluşturulmayan halk mimarisi
ürünleri Anadolu’nun 7 bölgesinde de kendine has özellikler
göstermektedir.
Halk kültürlerinin bütün konularını
araştıran Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma
ve Geliştirme Genel Müdürlüğü bu kapsamda da çalışmalarını
sürdürmektedir.
Halk mimarisi ürünleri slaytlarla belgelenmekte,
yapım tekniği, fonksiyonel açıdan inceleme ve gelenek
boyutu yerel ustalarla yapılan görüşmelerle tespit edilerek
arşivlenmektedir.
Değişen kültürel ve toplumsal yapı ile
birlikte halk mimarisi ürünlerimizde de hızlı bir değişim
gözlenmektedir.
Halk
mimarisini yaşatmak onu durdurarak korumak değil, esas
yapılış dilek ve nedenlerine ters düşmeden ona yeni fonksiyonlar
yükleyerek konuyu yeniden yorumlamak ve değerlendirmektir.
Yeni yapılar geçmişten gelen geleneksel
yaşama biçimine cevap vermenin yanısıra değişen kültürel
yapının gereksinimlerini karşılayacak şekilde oluşturulmalıdır.
Halk mimarisi ürünlerinin güzelliği
ve özelliği hakkında bilgisi olmayan halk bu yapıları
süratle yok etmekte olanların yerine kendileri için son
derece sağlıksız olan yapıları inşa etmektedirler. Bu
konuda halk bilinçlendirilmelidir.
İnsan çevresiyle bir bütündür. Gelişen
teknoloji ve değişen kültürel yapı ile birlikte ülkemiz
hızlı bir şehirleşme sürecine girmiştir. Bu süreçte oluşturulacak
yapıların kabul görmesi yönündeki çalışmada;
-
Mimarların,
bilimadamlarının ve araştırmacıların yeterli düzeyde
halkbilim formasyonuna sahip olması,
-
Böyle bir çalışmanın plan aşamasından
başlayarak bitene kadar halkbilimcilerin koordinasyonu
ile yürütülmesi,
-
Değişen kültürel yapının doğru yorumlanmasında,
halkbilimciler ve toplum bilimciler birlikte değerlendirmeler
yaparak mimar araştırmacı ve bilimadamlarına önerilerde
bulunması gerekmektedir.
Doğa insanla bir bütündür. İnsanoğlu ilkçağda olduğu gibi günümüzde
de barınmak yaşamını sürdürebilmek için kendisine bir
mekan oluşturmuş, gelecekte de oluşturacaktır. O mekan
kültürel yapıyı anlatmada kaynaklık eden en önemli yeridir.
Üst Resim: Sakarya
Alt Resim: Ardanuç Çakatura yapı tekniğine bir örnek
Halk Mimarisi'nden Örnekler
Halk Kültürlerini
Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü