Ürettiği resmin
sorunsallarıyla olduğu kadar gerçekliğiyle de evrenselliğe
katkıda bulunan bir sressam kimliği taşır. Bu, bir ölçüde
onun içinde yaşadığı coğrafyadan kaynaklanıyorsa da geniş
ölçüde ressamın evrensel duyarlılıkla bütünleşmesinin sonucudur.
Akdeniz'in resmindeki öğeler, resmin bir bütün olarak yaşadığı
serüvenin heniz dokunmadığı kaynaklardan beslenmekte, onları
yeniden üreterek bilinç altına göndermektedir.
Akdeniz'in resminde
geçmiş-gelecek, doğu-batı, eskilik-çağdaşlık düzlemleri
parçalanmakta ve resimde, uzayın ve zamanın oluşturduğu
bileşimde yeniden kurulmaktadır. Onun resimleri usla duygunun,
rastlantıyla bilincin, kavramla olgunun kesiştiği noktada
düğümlenmekte, geçmişi olduğu kadar geleceği de sorgulamaktadır.
1960'lardan bu
yana süren resim çabası içinde Akdeniz, evrensel resimsel
gerçeğin bütün evrelerinde bulunmuş ama, kendi özgürlüğünü
ve özgünlüğünü kültürler arası geçişimlere yönelerek oluşturmuştur.
Bu nedenle de tekcil değil çoğulcu, dışlayıcı değil kapsayıcıdır.
Akdeniz'in resminde
ele alınan öğeler kimi yerde malzemenin sınırlarını zorlarken
kimi yerlede de onların öncesinde kavramlaştırmanın üstüne
gider. Böylelikle, resmin alt yapısını görselin ve algılamanın
değişkenliğini irdeler, resmi düşünselin alanına çeker.
Akdeniz'in resimleri en son noktasında, olmadığı yerde,
boşluğunda, insanın evrensel serüvenin ve yazgısının bir
somut izdüşmü olarak kendi kendisini çoğaltır.
Plastik
Sanatçılarımızın Özgeçmişleri'ne Dönüş